Yazan / Çizen : Admin Panpa 5 Kasım 2013

Gitsem mi gitmesem mi?, kararsızlık, gitmeden geri dönmek, vazgeçip dönmek, soru işaretleri, işsizlik, kapısından döndüm, ayakların gitmez, kararsızlık sendromu, aynı şeyler, silik insan,
Sık sık başıma gelir, moral bozukluğu ve bıkkınlık, kararsızlıkla birleştiği zaman ortaya çok boktan durumlar çıkartıyo, canlı yayında kusan kadından daha beter, hava haberlerini sunarken ekranda yükselen okun çükü andırdığı erkek meteoroloji elemanından daha boktan hissettiriyo. Başıma ilkkez gelmiş olmamasına rağmen bugün ki özellikle favorilerim arasındaydı.

Tüm gece zaten "gitsem mi gitmesem mi?" diye düşünerek oturmuş, kıçımı kurutulmaya bırakılmış tütün misali hiç kımıldatmamıştım. Çünkü aklımda o lanet olası koca soru hala duruyodu "gitsem mi gitmesem mi?" İşin komik yanı ise bu soruyu sorarken aynı anda içimden bazı sesler kendi arasında sohbet etmekte, gidip gitmemek arasındaki farkları ve doğurabileceği sonuçları konuşmaktaydı. Bildiğin açık oturum vardı yani kafamın içinde nan, kafam oldu gergedan kafası reyiz.

İşsiz kaldığım süre boyunca iş görüşmelerine git gel yapmaktan harcadığım para, alakamın bile olmadığı sektörler, cv yolladığım halde okumayan, hatta ipnelik olsun diye orada da cv doldurtan, muhtemelen cv fantezisi sahiplerinin olduğu, 900tl maaş sunulan yüzlerce iş görüşmesi... Bunlar birleştiğinde insan üzerinde öyle bi etki yapıyo ki (+ ev ortamının da Ladin'in etek traşından farksız olduğunu eklersek) inanılmaz derecede mala bağlıyosun, kendini tanıyamaz hale geliyosun resmen. İşte bunca şeye rağmen "tamam lan gidicem, ne kaybederim ki?" diyerekten yattım, kendi kendime verdim gazı verdim gazı, ayağımı gazdan hiiiç çekmedim memur bey.

Sabah kalktığımda "gitsem mi gitmesem mi?" diye düşünme seansına tekrar başladım ve yaklaşık 3 saat sürdü. Sonunda yine "git lan ne kaybedersin ki?" diyerekten kırmızı V yakalı tshirt ve matrix stili siyah uzun montumu giyip, kulağımdaki dubstep müziğin ritmi, ritme ayak uyduran egzamalarım eşliğinde ayağımı kapı eşiğinden dışarı atabildim. Durağa doğru yürürken defalarca tecavüze uğramış hissettim kendimi; yine aynı boku düşünmeye başlamış, hatta sorguya almıştım kendimi çünkü:
 "Yaaaa, offff,  gitsem mi gitmesem mi? ya hiç ilgim olan bi iş değil ki ! gitsem?... yaaa... gitmesem de bu sefer, ama yok ya gidiyim, ama gidince ne değişicek ki benlik bi iş değil, senin ta-aaa ağzına mıçam ben dingil, gitcen mi gitmiycen mi nan at pipisi bi karar ver !!!"... 

Beklediğim otobüs bana inat 4-5 kere geçti önümden, bense mal mal bakmaya devam ettim, otobüse binen kalabalığa baktım öylece. Bi telefon görüşmesinden sonra tekrar "ya gidiyim görüşeyim ne kaybederim ki?" diyip atladım sonraki otobüse. Fakat otobüste de kafamda aynı sorular sağlı sollu dolaşmakta, nöronlarım beynimin üzerine sek sek çizgisi çekip hunharca zıplamaktaydı; ineceğim durağa gidene kadar başım ağrıdı. İnip köprüye doğru yürümeye koyuldum metrobüse binip Zincirlikuyu'ya gitmek için.

Gişe başına gelip akbili "Di-diiit" diye bastım; ki bu ses bana sürekli giden yol parasına mal olduğundan kulağıma daha çok "Ga-cııırtt" şeklinde gelmekteydi. Kafamdaki dev soru işaretiyle beklemeye başladım, en az 10 tane metrobüs geldi, fakat hepsi salatalık turşusu misali tıka basa doluydu. Bekle babam bekle, bekle babam bekle... Aklımdan bi türlü çıkmayan soru işareti, biri ileri biri geri giden ayaklarım. Akbil basıp geçtiğim turnikeden geri çıktım, iade için kartı tuttum ama ücret iade etmedi sanırım, hatta ekranda "binilen ve inilen yer aynı" gibisinden bişi yazdı. Defalarca bunu yapmıştım ama taaaaaa köprüye kadar çıkıpta metrobüs gişesinden girip geri çıkmamıştım hiç reyiz. Sonra anlamsız bi ruh hali içinde köprüden beylerbeyindeki durağa doğru yürümeye koyuldum, sağdan soldan geçen insanlara, güzel kızlara falan da bakmıyodum, umrumda da değildi. Baksam ne olur bakmasam ne olur; gorilin götündeki 10.000 kılın birinden farksızdım neticede. Neyse efem sonunda otobüse binip eve geri gittim, sabah iki saat uğraşıp hazırlandığım her şeyi 5 dakikada bozdum. Akabinde anneme gidip "çay demledin mi?" diye sormamla ne kadar silik bi hayatım olduğunu anlamam çokta zaman almadı...

YAZILARIN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !

20 Yorum - UYARILAR: Link içeren yorumlar yayınlanmayacaktır!

  1. Okuyunca ben de gülsem mi gülmesem mi oldum...

    YanıtlaSil
  2. Vallaha kızdım sana! O kadar hazırlanılır, oralara kadar gidilir de geri dönülür mü? "Hayat zaman zaman fırsatlar sunar insana" lafına çok inanırım. Belki de onlardan birini es geçtin böyle yaparak. Ben de üzülsem mi üzülmesem mi bilemedim :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dönülür dönülür :) Hayatın fırsat falan sunduğu yok :) Sunsaydı gittiğim yüzlerce şeyde sunardı, bide gideceğim işi ve şartlarını biliyodum bu kadar kararsızlığın temelinde de bu vardı :)

      Sil
  3. :/ ıııııı ben üzüldüm ama yaaa :(
    Senin şu çizim yeteneğinin mutlaka değer gördüğü bir yerde keyifle çalışıyor olman lazım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki yok öyle bi iş... :S

      Sil
    2. hacıı hacı sormaaa :( sor demek bu aslında? fenaaa çok fenaa bendeki neticeyi sen bir bilsen :(

      Sil
    3. Sen yazınca tahmin ettim şimdi :(

      Sil
  4. Kafandaki nöronlar boşuna tepişmemiş eve dönüşün için seni telkin etmişler, şartları bildiğin ve zaten gönlün razı olmadığı için geriye dönüp evin yolunu tutmuşsun ben bu konuda diğer arkadaşlar gibi üzüldüm diyemiycem, kendine uygun olmadığı yada şartların düşündüğün şekilde olmadığı bi ortamda çalışman psikolojik olarak ruhsal anlamda çöküntü demektir orada işine kendini vererek verimli çalışmanı engeller ki bu daha da kötü bi durum en iyisi böylesi bence (naçizane görüşüm)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın; hayat işte, iki ucu boklu değnek...

      Sil
  5. ruh halin çok karışık gibi biraz silkelen bence :p

    YanıtlaSil
  6. aman vardır bunda da bir hayır, tut .... :DDD boşver hacı senin hayatın gayet iyi bence, sende star ışığı görüyorum. bence sen istediğin yere geleceksin:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Star ışığı bende ne gezer ya :) Teşekkürler ne diyim ^^

      Sil
  7. çok isteksiz ve kararsız kaldığında yapcağın işi yapma benden tavsiye.benimde çok başıma gelir kırk türlü düşünce ne yapcam ne etcem derken hersey ters gider yine yapamam

    YanıtlaSil
  8. Bir de her evden çıkacağında böyle olduğunu düşün (sınavlar dahil ) ;)
    Şu hayat özellikle de Türkiye'de yaşamak çok zor.
    Kelimeler yanlış yerde olabilir kafam gitti :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ülkede yaşamak cidden çok zor.

      Sil

Youtube'de Abone Ol, Yeni Videolardan Haberdar Ol :)

ÜYE OL | Takipte Kal !

Rastgele Yayınlar

Tüm Makale ve Çizimlerin telif hakları Abdullah KARA'ya aittir !. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Yaz Bakalım :)

Ad

E-posta *

Mesaj *

KAYIT OL | Yeni Yayınlardan, Karikatürlerden ve Hediye Çizim Etkinliklerinden Maille Haber Al !

Copyright © 2013 Admin Panpa / Mizah - Metrominimalist - Powered by Blogger - Desiger J.Djogan - Editleyen Özel Çizim - © Telif Hakları