HAYAL ET

Hayal et, cizimlerim, dijital sanat, çocukların hayal dünyası, hayal gücü, çocuk ve hayal, özgün birey, resim yapan çocuk, illustrasyon, çizim, sevimli hayvanlar, hayalleri engellemeyin,
Alışılmışın dışında bi çizimle karşınızdayım :) Bu resmi anne, babalar ve adayları için çizdim diyebilirim. Fakat her zamanki gibi resimde ne anlatmak istediğimi yazmıyorum, çünkü bu düşüncenizi kısıtlamak ve sizi şartlamak olur ;) Umarım çizimi beğenmişsinizdir, yorumlarınızı bekliyorum, şimdilik kaçar ;)

ÇİZİMLERİN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !
25 Şubat 2014
Yazan / Çizen Admin Panpa

KARİKATÜR / ALO FATİH

karikatür, Karikatür Çizimlerim, Alo Fatih, Başbakan Fatih Altaylı, başbakann emriyle, başbakan kanallara müdahale, RTE karikatürü, Tayyip karikatür, emirle kaldırttı, ileri demokrasi, mizah,
Başbakan televizyonlarda diğer partilerin hoşuna gitmeyen konuşmalarını gördüğünde tv kanallarını, daha çok Fatih'i arayıp anında ekrandan o partilerin görüntülerini ve konuşmalarını kaldırtıyor, üzerine bide "niye yayınlıyosunuz" diye fırça çekiyo. Ses kayıtları internette dolaşıyo bu konuyla ilgili; ki zaten kendisi de bunu kabul etti :) Zaman zaman hani "muhalefetler görevini yerine getiremiyo" diye sitem ediyoz ya hani, nan arkadaş adamlar ne yapsın nereden bişey yapmaya kalksalar engelleniyolar... Neyse efem, bu durumla ilişkili olarak çizdiğim karikatürü sizinle paylaşmak istedim; ileri demokrasi ülkesinde hepinize iyi günler.

ÇİZİMLERİN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !
20 Şubat 2014
Yazan / Çizen Admin Panpa

KARİKATÜR / SÖZDE HAYVANSEVER

sözde hayvansever, karikatür, Karikatür Çizimlerim, hayvansever, kürkleri için katledilen, kürk giyme, Çin malı, köpekleri canlı canlı, şerefsiz çin, mizah, derisi yüzülen, hayvanlara işkence
Geçenlerde Çinli şerefsizlerin kürk ticareti için kurdukları köpek çiftliklerinin ibret verici videolarına şahit oldum; gerçi daha öncede çok şey görmüştüm bu konuda ama, cidden bu çok etkiledi. Mantıken düşünürseniz bişeye rehavet olmazsa o şey üretilmez, çünkü alacak yoktur. Fakat dünya üzerindeki kokoşlar, zenginler, bazı sanatçı kesimler yüzünden bir sürü masum hayvanın canlı canlı derileri yüzülüp kürk yapılıyo, sırf paralılar götüne, omzuna kürk atabilsin diye. Hele bide üzerinde kürkleri yada timsah derisi çantalarıyla çıkıp "hayvanları koruyalım" çağrısı yapmıyolar mı... ağızları kapanmasın diye arasına bi sopa sokup fili tam ortasına zıçırtasım geliyo şerefsizim. Bu ne samimiyetsizliktir lan! Hayvanlar sırf insanların egosu tatmin olacak diye üretimhane kurularak işkencelere, katliamlara maruz kalıyo. Sonra üzerinize giyip "hayatım bak bu gerçek kürk" diyosunuz...

Bişeyi de hatırlatmadan edemiycem, dünyadaki en büyük kürk sektöründen birine sahip olan Çin (köpek ve tavşanları canlı canlı yüzüyolar) mallarını da almamaya özen gösterin. Hala Türkleri katleden, orta yerde öldüren Çin mallarını alarak bu tipine bacağımı soktuğmun çekik gözlülerine para vermeyin, Çin malı almayın...

İşin özü, bu hayvan katliamlarına sessiz kalmak istemiyorum, o yüzden böyle bir karikatür çizdim, devamı da gelecek, neye yarar bilmem, ama ben bana düşeni yaparım; paylaşanlara şimdiden teşekkürler, adios...

ÇİZİMLERİN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !
18 Şubat 2014
Yazan / Çizen Admin Panpa

KAFAMI HALATA GEÇİRSEM Mİ ?

kafamı halata geçirsem mi, otobüs anıları, İstanbul trafiği, 15b, Üsküdar Güzeltepe, 14 Şubat sevgililer günü, intiharı düşündüm, en berbat yolculuk, kokan adam, İstanbulda yaşamak
Paratonerden herkese selamlar, selam olsun size eyyy arızalar. 14 Şubat'da İstanbul'daki yağmura ve kulak memelerimizi beton eden soğuğa aldırmadan Eminönü'ne gitmek için yola koyuldum. Yol boyunca sevgilileri görüp görüp moralimi foseptik çukurlarına atıyo bi yandan da içten içe "hani ulan ülkemde 1 erkeğe 3 kız düşüyodu, hakkımı yiyenin çükü düşsün" diye söyleniyodum. İşin makarası tabi, acitasyon yapmak istemem ama uzuuuuuuun süreli yalnızlık sonrası açılan o deliği kapatmak kolay değil, bide ibnoşlar inadıma yapıyo sanki, nereye dönsem millet el ele. Neyse, konum bu değil, 14 Şubat hakkında değil yani anlatacaklarım.

Efem Eminönü'ne giderken hiç trafik ve benzeri sorunlarla karşılaşmadım, bana doğru döndüğünde apış arasında kalıp çürümeye terk edilmiş kaşar peyniri gibi kokan adam hariç tabi. Vapuru kaçırmamak için Üsküdar'a geçmek üzere road runner gibi koşmaya başladım limana doğru, fakat tipimde tam komedi, başımda anneme ördürdüğüm, biraz yeni çeri, biraz da soytarı şapkalarını andıran bi berem var, ben koştukça oda "hehehe bakın mal bu çocuk" diye beni ele veriyo. Yağmur suyunu içine almaya dünden razı olan kaşar ayakkabılarımla gemiye atlayıp, el ele tutuşan, öpüşen sevgilileri görüp moralimi bozmayayım diye geminin en ücra köşelerine kaçıyorum. Dışarıda oturayım dedim ama keşkül gibi titremeye başlayınca mecbur içeri girdim ve en köşeye kaçtım; fakat sevgililerden burada da kurtulamadım, lanetlendim babasını satayım.

İşte asıl olay şimdi başlıyo hacı, eve gitmek üzere Üsküdar'dan 15B'ye bindim, hattı kullananlar varsa bilirler, genelde Beylerbeyi ve Çengelköy taraflarında trafik olur, fakat çok çekilmez değildir yani. Ama hani "balık baştan kokar" derler ya, işte bizim otobüste daha baştan kokuyodu, şu yaşıma kadar hayatımda geçirdiğim en çekilmez yolculuktu. Bu yolculuğu yaşamış olmaktansa Hobbit filminde Smaug'a kafa tutan Bilbo, Bülent Ersoy'un elini tutmak zorunda kalan manitası olmayı bile tercih edebilirdim (yok lan, bi düşündüm de sanırım bunu kaldıramazdım).

Önce kaptan yandaki yolculara "abi şu camı silebilir misiniz?" diyip otobüsün ön camını gösterdi, adamın teki camı sildi, kızlar falan bakıp kikirdedi. Otobüs harekete başladığında kendi kendime "ulan gidiyo muyuz, gitmiyo muyuz?" dedim içten içe, çünkü kaptan 30km hızla gidiyodu. Matematik kitaplarındaki aptal sorularda 2 şoför olurda, birisi 80le giderken diğeri 30la gider ya, aha işte bizim şoför oydu. Millet sıkılıp "neden gaza basmıyo bu adam, illa İsmail Yk'nın şarkısını mı açak?" diye mırıldanmaya başlayınca şoför "yollar kayıyo" dedi. Ulan 50-60 bassan ne kayacak koca otobüs sanki kar var, topu topu çiseliyo, melekler işiyo o kadar. Kaplumbağa adımları ile ilerleyen otobüs buda yetmezmiş gibi annemin kış aylarına hazırlık amaçlı yaptığı menemen kavanozları gibi doldu taştı. İçerde hiçte hoş olmayan, müstehcen sahneler ortaya çıkmaya başladı, kimimizin kafası diğerinin koltuk altında, arkadaki adamın poposunun 2 yanağıda benim popomda, kısacası el ele döt döteyiz. Burada pek bi  sıkıntı yok aslında, İstanbul'da yaşayan insanlar bu gibi durumlara zaten bağışıklık kazanmıştır, fakat sonrası var.

Orta kapının kenarında bekliyodum, açılan kapıdan sağ yanıma karı koca geldi, kadın mendebur mu mendebur, lanet mi lanet, adam da bi o kadar geveze, konuşmaya istekli. Önümde enteresan kokular salan bi hacı amca, sol yanımda ise konuştuğunda dediği hiçbi kelimeyi anlamadığımız, alfabeye tecavüz etmeyi alışkanlık haline getirmiş ve her bir harfi ayrı ağız kokusuyla çıkartabilen bi adam var.

Önce arkadan bi bağırış yükseldi: "kaptan tam 2 durak geçtin kaptaaan !" diye. Millet kendi içinde bırbıra başladı, yorumlar dökülmeye başladı ağızlardan. Yanımdaki mendebur teyze "Alleaah bismileeah yeaa, nerden bindik otobüse!", çenesi düşük kocası "şoför acemi herhalde", önümdeki hacı "he-he acemi", solumdaki adam "aheuhaa şofo anuhtuy vivibi" dediler. Sonra kaptan "göstergeler çalışmıyo bozuk, madem inecektiniz neden söylemiyosunuz?" diye mal bi cümle kurdu, ulan millet müneccin bokumu yedi ne bilsinler gösterge çalışmıyo diye, minibüs mü bu inecekler bağırsın. Gerçi bi süre sonra, olay minibüse döndü, inecekler otobüste "kaptan müsait bi yerde inebilir miyim?" dedikçe benim beyin travma geçirmeye başladı, zira alışkın olmadığı bi durum. Komik olan ise kaptan durakları bilmiyo, saçma sapan yerlerde yolcu indiriyodu. Köprü girişinde, yokuşta hatta virajda :)

Yanımdakiler susmuyodu, mendebur teyze "Alleah yea, of yea, kim şoför yapmış bunu", geveze kocası "adam acemi ya, durakları bilmiyo, burada normalde bu kadar trafik olmazdı, Hasippaşaya giden yoldan dolayı vıdı vıdı vıdı vıdı", hacı dayı "bu kadar trafik olmazıdı harbiden, sağlık olsun neye acelemiz var (tabi nasılsa ölümün yaklaştı, yapacağın herşeyi yaptın rahatsın dimi, çakaaal)" , solumdaki adam ise "buhahanda kakilolu durakktaıonu jaja jeje" diye söylendi. Ben suskunluğumu korumaya çalışırken bi yandan da bunalım geçirmekle gülmek arasındaki aptal duyguda sıkışıp kalmıştım. Başımı tutunduğum demire yaslayıp sıkıldığımı ifade etmeye çalıştıysamda anlayan olmadı, beyaz saçlı geveze adam hiç susmadı, çenesine lahmacun küreğiyle vurduğmun herifi...

Bi süre sonra geveze adam "kaptan terden öldük şu klimaları falan aç bari" dedi, sonra kaptan tamda beklediğim cevabı verdi "klimalar bozuk, çalışmıyo". Haydaaa... Gene başladı yorumlar, çeneler çeneler.
"Bozuk abi, herşeyi bozuk, sormayın bozuk" sesleri ve vıdı vıdılar, otobüs ise hiç gitmiyo yolda, trafikte kalakaldık, 50 metrelik yol için 20 dakika bekledik, ama garipsemedim, nede olsa Türkiye nüfusunun yarısı bu şehirde yaşıyodu babasını satayım. Etrafımdakiler çene yaparak beni hayattan bezdirirken geveze adamın hacı dayıya yaptığı şaka intiharı bi kez daha düşünmeme sebep oldu:

Hacı dayı: Köşeyi de döndük mü tamamdır !
Geveze adam: Nasıl dönecen köşeyi amca, bizden önce köşeyi dönecekler var bize sıra gelmez.
Fıkrasına gülünmeyen adam gibi oldu aynı, sadece kendisi pişkince sırıtıyodu, diğer herkesin yüz ifadesi aynıydı, yanındaki karısının gittikçe limon gibi ekşiyen yüz ifadesi ve lanet okumaları hariç. Adam sıçtığını anlayınca sıvamaya karar verdi.
Geveze adam: Hayır yani biliyosun bizim Türkçede bi tabir vardır köşeyi dönmek diye, aklıma o geldi de, hehe.
Hacı dayı: Hehe (nezaketen)
Biz "ne diyo bu keko ya, bi sus yol boyunca kafamızı sittin!" der gözlerle bakıyoz adama.

İnanılmaz kalabalık ve çalışmayan klimalar olunca, milletin döt terleri otobüsün camlarında buhar yapmaya başladı, yanda oturan kız camda biriken buharlara zaman zaman kafasını yasladı, zaman zaman eliyle sildi, bazense bişeyler çizmeyi denedi. "Evladım onlar döt terleri dokunma mikrop vardır" demeyi düşündüysem de diyemedim. Geveze adam "klima çalışmıyo bari camları açalım" dedi, ki harbiden millet deli gibi terliyodu, solumdaki konuşamayan adamın kel kafasından aşağı çığlık atarak atlayan ter damlalarının haddi hesabı yoktu. Ama oda ne, camları açamıyolar, tuşa basıp çekiyosun ama açılmıyo. Büyük uğraşlar, çok bilmiş hacı dayının en az 40 kere tekrarladığı "şöyle iyice bastır çek hah, açılır" sözü... Akabinde şoföre laf sokma çalışmaları ve her bir ağızdan "bırak bırak uğraşmayın abi, otobüs komple bozuk, camlarda bozuk" cümleleri dökülmeye başladı. Haklılardı da aslında, fakat bu bıkkınlık ve baskınlık içinde herkesin bi ağızdan görüşünü ifade etme çabası çok sıkıcı, beyinciğe tecavüz edici bi etkiye sahipti. Tutunduğum kayışa baktım şöyle bi, "ulen acaba az zıplayıp kafamı şunun arasına geçirip kendimi boynumdan assam mı?" diye düşündüm yine. Çünkü sağımdaki mendebur teyzenin çenesi iyice açılmış bırbırda sınır tanımıyodu ve kaptan hala yolcu alıyodu, orta kapıdan bikaç kişi daha binince popomda mendebur teyzeyi hissettim resmen, bildiğin tost olduk. Soldaki adam da önden binenler yüzünden resmen koynuma girdi, adamdan çıkan kokular bende sağlam kafa yaptı. Otobüs ise hala 30km ile gidiyodu ve içerdeki ter oranı inanılmaz şekilde artmıştı, camlar hep koltuk altı, nefes ve döt buharı olmuştu; çocukta hala oraya elini sürüp duruyodu.

Her yolcu bindiğinde, herşeyi bozuk otobüsün şoförü "kartları uzatalım arkadaşlar" demeyi eksik etmiyodu, verdikleri hizmet çok iyi olduğu için hemen ücret talep ediyolardı. Geveze adam bi ara dayanamayıp "kart kart diyip durma kaptan sen yoluna bak, binen uzatıyo işte" dedi. Kısa süre sonra kaptandan felsefi zıçıntılar içeren bi söz geldi, "arkadaşlar arkaya doğru ilerleyelim, boş yerler olmalı". -Malı, -meli ? Kafan mı güzel nan :) Yani boş yer olduğunu umut ederek insanlara "kayın" mı diyosun; gerçekten mi?

Soytarı şapkam, siyah uzun montumla ve elimde akvaryum için aldığım anubias bitkisiyle orta tarafta malak gibi kalıverdim öyle. Bi süre sonra yolcu indi bindide sıkıntı yaşanmaya başladığı için kaptan bize "burada durak var mı?, ilerde durak var mı? sonraki durak nerede?" gibi sorular sormaya başladı, çünkü durakları bilmiyodu adam; belli ki bu hatta yeni geçmişti yada idare ediyodu, ama olan bize oldu. Normalde 15dakika süren yolculuk tam 1 saat sürdü. Geleceğim durağa kadar sabredemedim, dayanamadım reyiz, minibüs stili işleyen otobüste "kaptan müsait bi yerde incek var" diyerek yol kenarında inip eve doğru yola koyuldum.

Toplum içinden sıyrılmış, enteresan tiplerden kurtulmuş olmanın verdiği hazzı ve soğuğu yiyince kendine gelmeye başlayan bünyemi hissettim. Artık nasıl bi enerji kaybı yaşadıysam direk bakkala girip çikolataya saldırdım... Yürürken "yıl olmuş 2014, hala camları açılmayan, her şeyi bozuk otobüslere biniyoz" diye düşünmeden edemedim. Evet, hayatımın ennn boktan yolculuğuydu, hatta yazarak bile anlatamadım, yazmadığım da çok yer var fakat gerçekten ilk kez otobüste lanet canıma kıymayı düşündüm; cizıs kırayst...

YAZILARIN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !
16 Şubat 2014
Yazan / Çizen Admin Panpa

DOĞANIN KORUYUCUSU

cizimlerim, doğanın koruyucusu, fantastik çizim, protector of the nature, doğanın savaşçısı, kadın savaşçı, doğayı koruyalım, çizim, dijital sanat, illustrasyon, yeşili koruyalım, fantastik,
Resim hakkında çokta şey söylemeye gerek duymuyorum aslında, diğer çizimlerim kadar karışık konuya sahip değil, daha anlaşılır. Beğenmenizi umuyorum, görüşmek üzere...

ÇİZİMLERİN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !
14 Şubat 2014
Yazan / Çizen Admin Panpa

KARİKATÜR / MECLİS

Karikatür Çizimlerim, mizah, karikatür, meclis karikatür, meclis komik, street fighter, Ryu, mecliste kavga, Tbmm, mecliste küfür, meclisteki Ryu, mecliste yumruk tekme, mecliste liseliler, kültür seviyesi,
Arkadaş mecliste gördüklerimi zaman zaman aklım almıyo gerçekten, anlama fonksiyonlarım donuma kaçmış gibi hissediyorum. Küfürleri, hakaretleri, kavgaları kürsüde biri konuşmaya başladığında 40 kişinin ayrı ağızdan vıdı vıdı yapıp dinlemeye tahammül etmemesini görünce sanki mecliste halkın seçtiği insanlar yokta, liseliler varmış gibi hissediyorum babasını satayım. Son birkaç yıldır da kavga moda oldu, yumruklar falan, hatta uçan tekme atanı bile vardı. Toplumumuzun kültür ve ahlak seviyesini görmek için meclise bakmak yeterli sanırım. İşte bende bu durumu eleştirmek için böyle bir karikatür çizdim.
10 Şubat 2014
Yazan / Çizen Admin Panpa

KARİKATÜR / SANSÜR

Karikatür Çizimlerim, karikatür, internete sansür karikatürü, internet yasağı karikatür, akp yasaklar, porno yasağı, gömüşürüz, internet yasası, yasaklar ülkesi, izleyenler fişlenecek, mizah,
Son  bikaç gündür en çok konuşulan konulardan biri hakkında bu seferki karikatürüm. İlginç olan ise sürekli övünülerek %99u müslüman denen ülkede "çok porno izleniyor, izlenmesin" düşüncesiyle bunun yasaklanmaya çalışılması ve sırf bunu perdeleyebilmek için farklı kılıflar uydurulması. Çocukların etkilenmesiymişte, Amerikada 13 yaşındaki çocuk filmden etkilenip 8 yaşındaki kız kardeşine tecavüz etmişte, bilmem nede bilmem ne :) Ulan bizde erkeğiz, benim cinsellik denen şeyden 17-18 yaşlarımda haberim oldu, oda kitaplardan, gazetelerden falan; sen bi çocuğu yetiştiremeyip 13 yaşında onun sapık olmasından korkuyosan ve tek mantıklı yolun her şeyi yasaklamaksa, yapma zaten çocuk mocuk, zokayım öyle çocuğa :)

Sorsan kimse izlemiyo, o izlemiyo, şu izlemiyo, bu izlemiyo, peki kim izliyo ulan :D ? O değilde bu siteler serbestken bile yüksek oranda tecavüz vakalarına sahiptik, hatta damacanalara, ördeklere tecavüz edenler vardı, kimbilir şimdi neler göreceğiz, koru bizi Ak Gandalf...

ÇİZİMLERİN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !
9 Şubat 2014
Yazan / Çizen Admin Panpa

KARİKATÜR / ADALET

adalet, adalet komik, akp karikatür, Başbakan karikatürü, başbakanın oğlu, bilal erdoğan vakıf, ileri demokrasi, karikatür, Karikatür Çizimlerim, Tayyip karikatür, şimdilerde adalet, mizah,
Yeni adalet sistemimiz hepimize hayırlı olsun derken, bi anda demekten vazgeçtim iyi mi :) Neden dersen günümüzde adalet sadece bakan, vekil, başbakan ve zenginlerin concon çocukları için işler oldu; sen ben olsak, ufacıcıııık bir hata yapsak, direk sokarlar içeri hacım. Mevcut adalet anlayışını az önce bitirdiğim bu karikatürümle izah etmeye çalıştım, umarım beğenirsiniz. Paylaşım tuşlarını kullanarak destek olacak olan herkese teşekkürler; yani umarım kullanırsınız ;)

ÇİZİMLERİN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !
6 Şubat 2014
Yazan / Çizen Admin Panpa

PATLIYOSUN

patlıyosun, ot kullanmak, hapçı, Yavuztürk, otobüs anıları, paratoner miyim, ot muhabbeti, hap muhabbeti, gözler kapalı, uykusuzluk yüzünden, keş, mal adam, tipine soktuğum, geldi bizi buldu, komik
Daha 2 gün önce kendimi paratoner olarak kabullenmeye başladığımı belirtmiştim; efem bugün aslında bunu tasdiklemiş oldum, hani yıldırım düşerse onu orayan çeken herkesi çarpar, döt kıllarını tutuşturur ya ayırt etmeksizin, işte paratonerliğim bugün yanımdaki kankamıda etkiledi; cizıs faking kırayst demekten kendimizi alamadık, buyrun mevzuya:
4 Şubat 2014
Yazan / Çizen Admin Panpa

YAAA Bİ GİT !

Yaaa bi git, Bi siktir git, sie lan, arıza kız, gemi yolculukları, tüm manyaklar beni bulur, paratoner miyim, saçma soru, ince uçlu şarj aleti, şaka gibi, kafan mı güzel, keko kız, soruya gel, iç ses,
Benim yazdıklarımı okuyunca bazen insanlar inanamıyolar, paratoner misin herşey nasıl seni çekiyo böyle falan diyolar. Sarkozinin çocuğu, Merkelin kocası olayım ki bende bilmiyom; anlamıyom ya. Bak şimdi daha bugün yaşadığım taze olayı, hazır dumanı üzerinde iken anlatayım da soğumadan yiyelim.
2 Şubat 2014
Yazan / Çizen Admin Panpa

GARİP BİR ANİME

anime, garip bir anime, anime çizimler, illustrasyon, çizim, cizimlerim, dijital sanat, anime çizimim, garip anime, anime dünyası, tabletle çizim, resim, zaman geçirmek için, art,
Hastalıktan zehirli amazon kurbağasına dönmüş ablam yatarak beni izlerken bi yandan bu çizimi yapıp bi yandan da makara yapma peşindeydim. Anime çizesim gelince, birde canım sıkılınca bişeyler çizittireyim dedim öyle. Çizimdi, makaraydı, akvaryumdu, çaydı derken yine tecavüz ettim bikaç saatime, cizıs kırayst... Ben istemez miydim ayakkabı kutularına sığmayacak kadar param olsun gidip mekanlarda takılayım falan :(  Bi düşündümde istememem lan, bırak ya :) Yine makaraya sarmadan ufak ufak kaçayım ben, sırt ve boyun ağrılarım yüzünden televizyondaki doktorlara arayıp rezil olmak zorunda kalmayayım; kaçarken yine bi istirhamım olacak hacılar, lütfen şu paylaşım buttonlarını hunharca kullanın, korkmayın onlara basanlardan para almıyom ;)

ÇİZİMLERİN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !
1 Şubat 2014
Yazan / Çizen Admin Panpa

Youtube'de Abone Ol, Yeni Videolardan Haberdar Ol :)

ÜYE OL | Takipte Kal !

Rastgele Yayınlar

Tüm Makale ve Çizimlerin telif hakları Abdullah KARA'ya aittir !. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Yaz Bakalım :)

Ad

E-posta *

Mesaj *

KAYIT OL | Yeni Yayınlardan, Karikatürlerden ve Hediye Çizim Etkinliklerinden Maille Haber Al !

Copyright © 2013 Admin Panpa / Mizah - Metrominimalist - Powered by Blogger - Desiger J.Djogan - Editleyen Özel Çizim - © Telif Hakları