Yazan / Çizen : Admin Panpa 18 Ocak 2015

istanbul kart, fazla akbili olan, akbil sorduklarında, Otobüs hayatı, otobüs ücreti, paratoner miyim, direk bana bakıyolar, parasıyla, otobüs anıları, makara, istanbul, makale,
Yazılarımda söylerim hep, benim sıfatlarımdan biri de "paratoner" olmamdır. Ama öyle böyle değil, yani emin ol bi paratonerle yarışa girsem, mesela benle paratoneri yanyana koysanız ve en çok yıldırım kime düşecek diye test etseniz, emin olun yıldırım çarpmasından feriştahım çükülür.

Efenim genelde İstanbul kartlara fazla para yüklemem, gerektiğinde mavi karta aylık doldurmam gerekebilir falan diye. Bundan dolayı da genelde otobüse binerken ucu ucuna gidip gelecek kadar olur hep kartımda, gidiş dönüş bileti alıp otobüse binen tek insanım babasını satayım utanmasam uçak muamelesi yapacam otobüse. Yok nan burası işin makarası, genelde gidip gelmelik kalmış oluyo içinde ben napayım. Zaten bi basıyom devlet te bana basıyo 2,15 tl. Nan hiç demiyolar bu adam işsiz falan diye, direk domaltıyolar utanmaz arlanmazlar.

Genelde ne zaman otobüse binsem, oturmayı sevmediğimden o ortadaki koca boş alana gider, cam kenarındaki demire tutunup koala taklidi yapar ve yolu izlerim, arada bir de otobüsü süzerim tanıdık var mı hesabı. Fakat ne zaman ben otobüse binsem, kapı açıldığında binen kişilerden birinin akbili boş olur. Ve 30 kişinin olduğu otobüste beni gözleriyle köşeye sıkıştırıp şöyle derler "fazla akbili olan var mıııı? parasıyla", oposruya iş teklif eder gibi, ne demek nan parasıyla, parasında değilim ben, parasız verdiğim çok oldu (oha ne biçim cümle oldu nan bu, Türkçe harbi don lastiği gibi dil). Olsa da versem keşke, "al hacı, bacı, tatlı kız, yaşlı teyze, ruh amca bas" falan diye. Fakat olmayınca olmuyo babasını satayım, sizde hep dönmeye yetecek kadar akbilim olduğunda soruyosunuz. Ama benim asıl derdim bu da değil.

Anlayamadığım şey neden her fazla akbil soran kalabalıkta hep bana odaklanıyo. Nan fermuarım açık binmiyom, pembe renkli punk saçlarım yok, yani normal bi insanım bildiğim kadarıyla (en azından görüntü olarak). Neden direk beni kestiriyosunuz gözünüze yahu, paralel yapının adamları mısınız ulen?

Hani öyle paranoyağa bağlayacağım ki bu gidişle, alnımda acaba diğer insanların görebildiği sihirli bi yazıyla "bu ipnede akbil var" mı yazıyo diye düşünmeye başlayacağım; hatta başladım bile, al işte bak gitti akıl ve ruh sağlığım. Dur 1 dakika, van minut, tu minut, tiri minut, benim akıl sağlığım gideli çok olduydu zaten la şimdi aklıma geldi o. Ama olsun, ruh sağlığımı bozuyosunuz bu seferde, tabi ruh diye bişi varsa, emin değilim.

Bitane tshirt çizicem kendime, toplu taşımalara binerken onu giyicem, önüne de "dikkat bu çocuk yürüyen akbil gişesi değildir" yazdırıcam, bu nedir sevgi koyyim ya gelen geçen "fazla akbilin var mı?" diye soruyo. Nan biriniz de başka şeyler sorun bi gün, ne biliyim "derdin, sıkıntın var mı diyin, hamurun var mı, şekerin var mı helva yapsana diyin, sevgilin var mı diye sorup inceden yürüyün, işin var mı diye sorup iş verin, arkadaşın var mı?" diye sorun iki kahve içelim yada bira içip mesaneleri doldurduktan sonra işemeye gidelim, falan filan işte nan... Fazla akbil, kart var mı diyerek gelmeyin bana, bana yazdığım şeylerle gelin, çükücem yaaa...

DİPNOT: Bu yazı sizleri neşelendirmek amacıyla şey edilmiştir gecenin bu saatinde, o yüzden okuyup beni ön yargılarınızın pisuvarına atmak, hakkımda yalan yanlış çıkarımlarda bulunmak yerine lütfen neşelenmeyi deneyin, daha az zaman alır. Adios amigos ;)

YAZILARIN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !

6 Yorum - UYARILAR: Link içeren yorumlar yayınlanmayacaktır!

  1. hep öyle denk gelir zaten..
    benim akbil aylık üzerine de her zaman fazla miktar yüklerim ne olur ne olmaz süresi bittiğini unutur yenilemezsem diye filan..
    her isteyene değil de bas-mam ;) seyrek gelen otobüslerde ya da biraz daha çaresizlik kokusu aldığımda daha çok..

    YanıtlaSil
  2. Çok güldüm ben bu yazıya... Ben de sabah akşam otobüsle gidip geldiğimden ve de genellikle 3-4 basımlık dolu olduğundan kolay kolay "ben de var alın" diyemiyorum. Bazen benim de "yetersiz bakiye" ince ruhsuz sesli uyarı verdiği oluyor akbilimin. Bu durumu yaşamamak için her basışımda kalan bakiyeyi görmek için gözümü dört açıyorum. Ama orta veya arka kapıdan binip göndermişsem ayvayı yiyorum. Panik halde acaba ne kadar kaldı diyorum. Sabahları doldurma imkanım yok ancak akşam iş çıkışı doldurabiliyorum. Bu yüzden emin değilsem minibüsün yolunu tutuyorum. İnce ruhsuz ses ile karşılaşmamak için. Eline, sağlık yazı için. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehehehe aynı şeyler :) Ben o lanet sesi duymamak için her seferinde bakiyeyi kontrol ederim, çünkü nedense o ses beni çok rahatsız ediyo :) Arkadan veya ortadan kartı uzatınca bissürü şey geliyo insanın aklına dimi :) Acaba içinde var mıydı? Başkasının kartıyla karışır mı? Çalmasalar bari? Düşürmeseler kalabalığın arasında :DDD

      Sil

Youtube'de Abone Ol, Yeni Videolardan Haberdar Ol :)

ÜYE OL | Takipte Kal !

Rastgele Yayınlar

Tüm Makale ve Çizimlerin telif hakları Abdullah KARA'ya aittir !. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Yaz Bakalım :)

Ad

E-posta *

Mesaj *

KAYIT OL | Yeni Yayınlardan, Karikatürlerden ve Hediye Çizim Etkinliklerinden Maille Haber Al !

Copyright © 2013 Admin Panpa / Mizah - Metrominimalist - Powered by Blogger - Desiger J.Djogan - Editleyen Özel Çizim - © Telif Hakları