Yazan / Çizen : Admin Panpa 16 Mart 2015

taş devri muhtarlığı, çıktı alamayan muhtarlık, burası Türkiye, yıl olmuş bilmem kaç, öyle bir sistem yok, muhtar, hayata dair, arşiv araştırma formu, kimlik alımı, evrak koşturmacası
Gözünü sevdiğim ülkesi, öyle garip ki, akıl idrak etmiyo bazı şeyleri, etse de aşırı stresden boşverme ile boşvermeye çalışma arasında didinirken nöronlarını ocakta unutup yaktırıyo insana. Her şey ne kadar acayip, gerçi acayiplikler ülkesi olmaya alıştık ama, gün geçmiyor ki şaşırmayalım.

Bir kimlik işim için istenen evraklar listesi vardı, liste dediysem bildiğin kol gibi liste, utanmasalar her aile ferdinden saç ve dna örneği isteyecekler. Neyse arşiv araştırma formu denen saçma şey kalmıştı en sona, dedim admin şehir dışına sevdiceğinin yanına çıkmadan önce bu işini hallet bari, evrak işleri mişın kompleyt olsun.

Neyse efem, giyindim üstümü çıktım yola, zaten mahalle muhtarlığını da öyle bi yere koymuşlar ki zannedersin super mario da prensesi kurtaracaksın, yada Everest'e çıkıp zafer flaması dikeceksin. Bizim mahalleyle uzaktan yakından ilgisi yok yahu ne garip şeydir, neyse önce 300 küsür merdiveni indim, sonra ilk yokuşu çıktım, sonra aklıma kimliğimi yanıma almadığım geldi çünkü bu aptal formun altında "bilgisayar ortamında muhtar onaylı doldurulacaktır" yazıyordu ve ben kimlikle ilgili detaylı kısımları muhtar dolduracak ve çıktısını alıp onaylayacak sandığım için mecburen geri döndüm. Mecnun kafası yaşadığımdan kimliği unutmuştum çünkü. Sahra çölünün abanan sıcağının altında yokuşu geri inip 300 merdiveni çıktım ve eve gelip sessizce, bir hırsız edasıyla sıyrılıp odama daldım, babam mutfakta ağzında sigarası red kit pozu vererek yemek yapıyodu. Kimliğimi aldım, cebime atıp tekrar soru sormasın diye babama görünmeden çıktım evden.

Tekrar aynı yokuş, aynı 300 merdiven, sonra yine bir yokuş, mahalle muhtarlığımızı öyle bir yere koymuşlar ki gitmeden önce bol karbonhidrat yiyip su içmek lazım aslında, bildiğin hamstering ve quadriceps bacak kası antrenmanı yaptırmayı amaçlamışlar halka... Muhtarlığa girdim, sırtım terden olmuş amazon nehirleri gibi, muhtara "arşiv araştırma formu var, bilgisayar ortamında muhtar onaylı doldurulacak diyor o yüzden geldim" dedim. O da bana "bizim burada öyle bir sistem yok" dedi, buda yetmezmiş gibi ekledi "siz tamamını doldurup yazdırıp getireceksiniz ben kaşe basacağım". Sevgili okur, sistemden kast ettiği şey "yazıcı", koca muhtarlık bilgisayardan çıktı alamıyor sanki. Bi an kendi kendime "yazıcı inanılmaz gelişmiş ve zor bulunan bir teknoloji ürünü olduğundan ve getirtmesi milyar dolarlara mal olduğundan bir yazıcı alamamış devlet muhtarlığa yazııık" diye düşündüm fakat Mr cihazı değil ki bu...

Yahu gözünü sevdiğimin ülkesi, insanına işkence çektirmeyi seven böyle bi sistem olamaz arkadaş ya; her gelen vatandaştan ota boka, ıvır zıvır 1 sayfaya, bastıkları tek bir kaşeye 5-10 tl almayı bilirler, ama bir yazıcı koyup da vatandaşın evrakını buradan yazdırıp onaylayalım alıp gitsin demezler, "bizim biridi iyli bir sistim yik" nasıl yok niye yok, yontma taş devrinde mi yaşıyoruz bıyıklarında 5 farklı siyah tonu bulunan muhtar sen söyle hangi çağda yaşıyoruz? niye yok? O çocuk istiyor, o çocuk imreniyor canı çekiyor, anne diyor bizim neden bir yazıcımız yok biz neden muhtarlıktan çıktı alamıyoruz anne diyor, çocuk ağlıyor...

İşin özüüü tekrar aynı yollaaar, aynı merdiven ve yokuşlaaar, sırtımla kanka olan ve bırakmak istemezcesine, hunharca yapışan atlet, saç diplerine iğne saplayan ve başka zaman olsa çıkmayıp zorda kaldığımda bana pusu kurmaktan zevk alan o cibiliyetsiz güneş ışınları, admin bu işe çok kızdı.

Sonra daha uyuz edici kısma gelelim, ben o evrakı evde doldurup çıktısını alıp muhtarlığa gittim, muhtar evrağı imzalayıp kaşeyi basarken gözüm sağ tarafa gitti, orada özgürlük anıtı gibi poz veren kafam kadar yazıcıyı nasıl görmemişim hayret ettim, bu adam neden "biridi iyli bi sistim yik" dedi anlam veremedim ama bir an gözümde şöyle bir sahne canlandı: Gözüm dönmüş, sinirden vücudumda SonGoku gibi 6.bir duyu organı çıkmış o derece asabiyim, ateşim çıkmış ter basmış beni, afakanlar sağlı sollu geliyor, o formu imzalarken ben yavaşça arkaya geçip yazıcıyı kaldırıyorum, sonra olduğum yerde de değil, daha çok ivme kazanıp adamın kafayı kabak gibi yapabilmek için yukarı kaldırdığım yazıcı ile birlikte zıplayıp aşağı inerken kazandığım ivme ve kola verdiğim güç ile herifin kafaya bu printeri "zannnnkkkk" diye vuruyorum odun yararcasına, yanındaki yardımcısı "ne yaptın yaaa" diyip panikliyor, sağa sola bakıyor şaşkın şaşkın, sonra bana "ambulansı arasanaaa lan" diye sesleniyor, bende ona bakıp şöyle diyorum "arayamam çünkü bizdi iyli bi sistim yik"

YAZILARIN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !

4 Yorum - UYARILAR: Link içeren yorumlar yayınlanmayacaktır!

  1. :))) Alemsin Admin. Muhtarlığın dibinde oturanlar ne kadar da şanslılar di mi? ;)) (Yani ben) hiç işim düşmez muhtarlığa.
    Bir de bir sevdiceğinin olduğunu öğrenmek beni nasıl mutlu etti anlatamam. Artık hayat senin için de yoluna girmeye başladı sanırım. Musmutlu olun :)

    YanıtlaSil
  2. hayırlı olsun sevdiceğin olmuş :D

    YanıtlaSil

Youtube'de Abone Ol, Yeni Videolardan Haberdar Ol :)

ÜYE OL | Takipte Kal !

Rastgele Yayınlar

Tüm Makale ve Çizimlerin telif hakları Abdullah KARA'ya aittir !. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Yaz Bakalım :)

Ad

E-posta *

Mesaj *

KAYIT OL | Yeni Yayınlardan, Karikatürlerden ve Hediye Çizim Etkinliklerinden Maille Haber Al !

Copyright © 2013 Admin Panpa / Mizah - Metrominimalist - Powered by Blogger - Desiger J.Djogan - Editleyen Özel Çizim - © Telif Hakları