Yazan / Çizen : Admin Panpa 12 Haziran 2015

eğitim, eğitim sistemi, genç beyin, teknolojinin adı var kendi yok, teknoloji, çocuklara dersi sevdiremedik, yaratıcı gençlik, ileri toplum, zeki nesil, Türkiyede bilim, ülkemizde teknoloji,
Pışıııık, konuya "eğitim sistemi" diye başlık atmamı çok beklersin sen bıyıkları çorbadan sararmış göbekli adam seni, AL SANA eğitim sistemi. Nan olmayan şeyin sistemimi olur, zaten güneş yapışmış sırtıma deniz anası gibi, adamı hasta etmeyin. He diyeceksin ki, nan deli admin ülkede eğitim yok ise neyi eleştiriyosun kafan mı güzel? Cevap veriyorum, evet kafamın güzel olduğunu söyleyen çok oldu başta aşkım olmak üzere :P Tamam tamam bırakalım makarayı da kukaraya geçelim, efenim ben adına "eğitim" denen o ŞEY hakkında ileri geri konuşmak istiyorum az bi müsade edin bana, bakın o 5 dakika konuştu bişey demediniz, ben daha 1 dakika konuştum VAN MİNUT !

Öncelikle ülkede eğitimin iyi seviyede olmamasının, eğitimin hep lafta olmasının en büyük sebebi, bunun taaa eskiden beri aynı temeller üzerinden geliyo olmasıdır. Öğretmenler bile aynı sistem üzerinden yetiştiği için, onlarda devletin kendilerine dayattığı yada gördükleri şekilde eğitim veriyolar doğal olarak.
Şöyle düşünelim, örneğin bizim ülkede fen bilgisi dersinde aklı havalarda olan öğrenciye "göz" ü anlatırken kitapta çizilmiş olan örnek şablonlar gösterilir, sonra "çocuklar bunu çizin, yoksa öğrenemezsiniz" sözcüğünün verdiği ivme kuvvetiyle çocuklara "öfff pöfff" seslerinin dahil olduğu bi müzikal eşliğinde bu şablon çizdirilir. Elalem kendi ülkesinde bunları gerçekten göstererek, gerçek gözlerle anlatırken, videolarla pekiştirip akabinde öğrenciye gerçek gözlerle sunum yapıp "ahanda bu sauronun gözü" derken biz hala deftere göz çizdirmeyi eğitim sanıyoruz. Fak det şit niga!

Bir şeyi sevdirerek, göstererek, merak uyandıracak şekilde anlatmadığımız sürece derslerde ceketi katlayıp başının altına yastık yapan ve uyuklarken akan salyasıyla Türkiye'nin en büyük göllerinden birini oluşturacak, derse ait defterinin tüm sayfalarına resim çizecek yada S.O.S. oynayacak elemanların türemesi ve ülkedeki zeka seviyesinin çük kadar olması kaçınılmazdır.

Bizim ortaokulda bir Fen bilgisi öğretmenimiz vardı, Aysun. Bir tek onun bu anlattığım şeyi ciddiye aldığını bilirim. Derste bize "göz" ü anlatacağı zaman kasaptan dana gözü alıp gelmiş ve sınıfta bıçakla ikiye bölerek işte bakın çocuklar burası iris, burası dış zar, bilmem ne diye hepimize göstererek anlatmış, merak ve ilgi uyandırmıştı hepimizde. Yoksa o da bilirdi "çizin bakem defterinize göz" demeyi. He aranızdan şunun diyenler çıkabilir "aaa, ama bu yaptığı çocukların zipikolojisini bozmaz mı?" Bozmaz efem rahat ol, biz çocuklarımızı narin yetiştirdikçe, üzerlerine düştükçe onlar daha da narin oluyolar. Elalem avrupadaki okullarda çocuklara böyle gerçeklerle, gözlerle, kalplerle ders veriyo onların psikolojisi bozulmuyo da bizim çocukların mı bitek zipikolojisi bozuluyo anlamadım gitti. Unutmayın, doktorlar bile doktor olana kadar 1-2 ay kusarlar, bayılırlar, başları döner, kendilerinin harem ağası olduğu ve ameliyathaneyi de harem gibi betimledikleri çeşitli hanüsilasyonlar görürler. Fakat sonra ne olur, hepsi dimdik ayakta durur ve daha güçlüdürler artık. Canı bu kadar tatlı olan, "Ayh çocuğumun önünde göz möz kesip anlatmayın efem" tarzında çocuk yetiştirmeyi bırakmak gerek. Yoksa ülke olarak geride kalmaya hep devam edeceğiz, adamların lisede öğrendiklerini biz üniversitelerde işlemeye devam edeceğiz istikrarlı bi şekilde; ki istikrarı da sizden öğrenecek değiliz !
Şunu da çok iyi tahmin ediyorum ki Aysun öğretmenim bu gözü getirip bize keserek, içini göstererek anlatırken büyük sorumluluk aldı, eminim 1-2 veli gidip "oğlum gece rüyasında at çükü görüyo, çok etkilenmiş" deseydi ne MEB nede devlet bu öğretmene sahip çıkmazdı. Demem o ki yanlış olan da bu.

Mekanikle ilgili bi ders düşünelim şimdi de. Bakın bu anlatacağım şey hem ülke olarak neden geride kaldığımızın, hemde çocuklara dersleri sevdirememizin, onları heyecanlandırıp yaratıcı olmaya teşvik etmememizin sebeplerinde biri. Bizim ülkede mekanik olsun, fizik olsun %90 yine ders kitabı üzerinden "bakın şu aşağı düşünce bu çekiyor, bu şuna sürtünce motor çalışıyor" diye anlatmakla ve yine resimlerini çizdirip, ezberletilen şeyleri sınavda sormakla geçiyo. Ondan sonra tüm öğrenciler okula gelirken neden "sokam okula" diyo diye uzun uzun düşünürsünüz. Nan neden olacak, sevdirilen, merak ettirilen bir şey yok ki ortada. Sen o dersleri anlatırken çok basit bi makara, motor düzeneği getirip çocuklara göstersen, gerekirse MEB bu dersler için basit parçalardan oluşan, lego mantıklı basit motorlar yapsa, öğrenciler bozup yapsa, kendileri kursa. Kendileri basit bile olsa bi motoru, bi düzeneği birleştirdiklerinde "Ahaahha yaptım lan" diyecek, sevinecek, heveslenecek ve en önemlisi yaratıcı yanları ağır basmaya başlayacak ve "şurasına şöyle bişey eklesem bu olur mu, şu şekilde değiştirsek gelişmez mi" diye yaratıcı düşünmeye başlayacaklar, sebebi ise BİR ŞEYLERİ YAPTIKLARINI GÖRMELERİ.

Şimdi bana nükleer Tayyip'in ekonomi sözcüsü misali çıkıp "iyi güzel diyosun da admin, bunları yapacak, maketti, motordu bilmem ne alacak para nerede" deme sakın, dersen Tanrı belanı versin ki elime geçirdiğim oklavayı soluk borundan sokar, anüsüne kadar dayarım, şemsiye yutmuş gibi yürürsün, hasta etmeyin adamı. Ne demek O PARAYI NEREDEN BULACAK? Seçim zamanı geldiğinde 100 kmlik yol boyunca her 2 cm araya bir poster düşecek şekilde anasının nikahı kadar poster asmayı, her adımda bir afiş yapıştırtmayı, binalara boy boy, yüz binlerce dev pankart çektirip "Ben Tanrıyım" havalarına girmeyi, gençlik kollarına üye yaptıkları kekolara miting başına 100 tl vermeyi, 1 mahalleye 5 cami yaptırıp "iman gücü" gösterişi yapmayı biliyolardı da söz konusu eğitime geldiğinde bunları yapacak para mı yok? Vay babasını satayım...

Mahallende kaç tane kütüphane var, bi bak bakalım. SIFIR? hadi taam taam çokta şey yapma 1 tane var diyelim (10 mahalleden birinde 1 kütüphane var sanırım). Bunun 5-6 misli cami yok mu? Var di mi? O zaman çokta konuşmanın lüzumu yok, 200 milyarlık görkemli camiler dikmek yerine kütüphane açamaz mıydı? Açamaz, çünkü ilk emri OKU denilen kitabı bile okumaması gerek bu insanların, yoksa anlar, uyanır, sorgular ve dinden çıkarlar. Zaten nadiren kütüphanesi olan bi mahalle varsa, onunda içi boş, çünkü yukarıda da anlattığım sebeplerden ötürü insanlara eğitim sevdirilmiyo, gençler büyük bi heves ve merakla "hadi kütüphaneye gidelim" demiyolar. Bakın unutmayın ki, gençlerin 10 tanesinden sadece birisi kendiliğinden çalışır, yani onu vurdurman gerekmez, ama geri kalan 9u bayır aşağı vurdurmazsan çalışmaz, yani eğitim sisteminin değişmesi ve uygulamalı, merak uyandıracak, görsellerle beyne kazınacak bir eğitim sistemi şart (görsel derken, resim demiyorum, yeterince resim çizdik hepimiz okulda).

Ha bu düzen böyle giderse, biz bunları yapmazsak ne olur biliyo musunuz? Hemen 2 örnekten bahsederek anlatayım:

1) Hatırlarsanız bi ara tvlerde bas bas bağırıp artizlik yaptılar, başbakan göğsüne havayı basıp gaz balonu gibi ortada uçuştu. Sonra şöyle dediler "ilk insansız hava aracımızı yaptık" Ahahaha, nan hiç güleceğim yoktu ya, peki sonra ne oldu? Aradan birkaç ay geçti, uçaklara yazılım yüklesin, ayar çeksin diye gönderdiğimiz İsrail, zaten 3-5 tane olan insansız hava aracımızı ellerinde uzun süre bekletip bizimle makara geçti. Niye? Çünkü yazılımı onlara yükletiyosun, sen yapamamışsın koca ülke olarak. Peki o zaman "insansız hava uçağı yaptık" diye böbürlenmek abes değil midir? Sen insansız hava uçağı değil, pazarda satılan maket uçaklardan yaptırmışsın, tek farkı plastik değil de titanyumdan falan yaptırmışsın. Yazılımı yükleyecek teknolojin yok, metalleri birleştirip "uçak yaptık" diyosun var haline, neticesiyle gülerler adama. Oldu olacak şu geri çekip bırakınca hareket eden oyuncak arabalar gibi yapın. Titanyum kaplama insansız hava uçağımızı geri çekip bırakarak uçuralım. Kafamızı kullanmadığımız, teknolojiye önem verip genç nesile bunu aşılayıp sevdirmediğimiz, parlak beyinler yetiştirmediğimiz sürece geride kalacağız, ki yıllar ilerledikçe daha da geride kalacak, en sonunda atletizm 100m de en sonda kalan kadın atletin buruşuk yüz ifadesine sahip olacağız.

2) Haberlere çıkıyor, spiker anlatırken gözlerinin içi gülüyo, yurdum insanı sanal ortamda övünüp duruyo, "heyt beaaaa" diye. Nedir o? "Falanca Türk doktorun yada bilim adamının başarısı!" haberleri. Peki bu haberler paylaşılırken, bizim övündüğümüz, heyt beee gözünün yağında omlet yapayım dediğimiz Türk nerede? Avrupa'da, oradan bize kol sallıyo bak kamerada. Yahu utanmamız gerekirken övünüyoruz bide, ne zaman bu kadar yüzsüz olduk biz sevgili Loki? Senden mi öğrendik yoksa? Doktora, bilim adamına gerekli imkanları sunma, ondan sonra basıp yurtdışına gitsinler, başarılara imza atsınlar, sende oturduğun yerden şakşaklayarak sevin. İş seçime, dine, siyasete, çıkarlara geldiğinde BOK gibi para harcayan devlet acaba bilim adamları için bir laboratuvar kurup "gel burada araştırmanı yap, ne istiyorsan özgürce araştır, çalış" demeyi çok mu görüyo? Zaten ülkede akıllı insan %si bayağı az, 40 yılda 3-5 akıllı adam çıkıyo, onlarıda elinde tutamayıp dış ülkelere gönderiyosun, sonra elimizde sabah programlarına çıkıp "dötünüze yumurta kırın ağrıya iyi gelir" diyen, doktorluktan ziyade ürün tanıtım ve satışı yapan doktor satış uzmanları kalıyo.

Teknolojiye ayak uyduracak bi eğitim vermeyip, onu kullanacak bireyler yetiştirmediğimiz için insansız hava aracımızın joystick'ini başkasının eline verip "al eğlen" diyoruz. Ülkemiz mükemmel bi yer, konumuyla her şeyiyle. Fakat bunu kullanamadığımız gibi kayda değer hiç bişey de yapamıyoruz be reyiz. Bak en basitinden Kore'yi ele alalım. Kore'nin gelirinin en büyük kısmından biri ney? Teknoloji. Oyun yapıp pazarlama, yazılım satma. O kadar çok oyun tasarlayıp piyasaya sürüyolar ki, oyunlardan kazandıkları para ile köşe oluyo adamlar. Ama kafa var işte, onlardaki eğitim sistemi bizdeki gibi "narin" yada "lafta" değil. Adamların 50 yıl önce yaptığı oyunların altyapısını kopyalayıp "oyun yaptık" demeyi biliriz ancak biz. Çaldığımız 60 yıl önceki alt yapı ile 60 yıl sonra gösteriş yapmakta, böbürlenmekte üzerimize yoktur. Zaten bizim toplum olarak böbürlenmeye olan yatkınlığımız, köpek balıklarının ete olan aşkıyla aynı sevgi koyayım.

Hadi bari yazıya fatality çekip sonlandırmadan önce şu lüzumsuz böbürlenmemize de örnek vereyim. Teknolojiye hiçbi zaman önem vermedik ve ne oldu? ne olacak?. Bakın hep böbürleniriz, en büyük falanca ordu bizde diye. Geçiceksin bu ayakları, başka yörenin oyununu oynayacaksın. Neden? Askere giden bilir, askeriyedeki tanklar taaaa 1.2. dünya savaşlarında bize hiğbe edilen tanklardır. Hitlerin yüzyıllar önce yaptırdığı Tiger 1 tankları ile Amerikan yapımı M4 Sherman tankları var askeriyemizde. Ki onların sayısı da azıcık. Bize verilen çar çöpleri kullanıyoruz utanmadan, yıl olmuş 2015, hala bi pok yapabilmiş değiliz. Geçiceksin o "kendi tankımızı yaptık" haberlerini. Hani nerede? Var mı elinde binlercesi? Ürettin mi? Yazılımını kendin yükleyebiliyo musun yoksa Amerikan amcalarından, İsrailli dayılarından yardım mı istiyosun "kardeş şunu bi yüklesene be" diye? Uçaklarımızda aynı, F-16 sayımız da az, yani öyle güçlü bi hava kuvvetimiz de yok, kaldı ki bunlarında çoğu "hurda". Hatta yine Hitler dayımızın bize hediye ettiği Tayyarelerden bile bulunmakta askeriyede, neyse ki onlara binmeyi bıraktık en azından, ama tayyare bile üretecek bi fabrikamız yok. Tayyar abimiz oy getirdiği için daha çok cami yapmakla ilgilendi, savaş çıktığında Filistin'i korumayan, teknolojinin altında ezilmelerine izin veren Tanrınız umarım sizlere "amaaan napcan teknolojiydi, uçaktı falan, bak binlerce camii yapmışsın, şimdi ben sizi korurum!" der... Bizim insanımız bu kafayla daha çoook tuvalette mıçarken elindeki zamzung marka telefonu ile, o telefonu yapanlara "gevur" demeye devam eder...

Yıl olur 2100, dağdaki pkklı dışarıdan satın aldığı teknolojik lazer silahı ve sesi sıkıştırıp patlama oluşturan ultra mega zikersonik silahı ile bizim askere ateş açar, bizde elde g-3 ve keleşlerle cevap veririz, yada vermeyi deneriz.

İşin özü, biz eğitememe sistemine devam edelim, nasılsa çıkan 3-5 haberle böbürlenir, her şeyimizi yurt dışından satın alır, 100 tl alıp mitingden eve dönerken alışveriş yapıp yoğurdu dolaba koyarız. İlerlemeye, teknolojiye, yaratıcı bi gençliğe gerek yok, zaten sistem de sizleri elinizdeki ile yetinmeye alıştırmadı mı? E tamam o zaman cınııım, çocuklarımız, gelecek nesilimiz de ileride tüm Asya ve Avrupa'nın kölesi olur, zaten şuanda ülkece gizli köleler değil miyik hepimiz aybalam.

Biliyom kafanızı ütüledim, ama olsun kırışık giyin istemedim. "Kimi kimsesi yok mu bunun, neden kafası ütüsüz?" demesin sonra elalem...

YAZILARIN TELİF HAKKI ABDULLAH KARA'YA AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR !

2 Yorum - UYARILAR: Link içeren yorumlar yayınlanmayacaktır!

  1. Cok güzel bir konuya deginmissiniz ancak bu dersleri uygulamali anladan finlandiya ve isvec disinda baska ülke var mi merak ediyorum. Avrupa nin bircok ulkesini türkiye den farki yok. Bizzat iki cocugunu avrupada okutan bir anne olarak 30yil once kendi okul sistemimin aynisini yasiyorum maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya bu aslında sadece vurgulamak istediğim şeye dair bir örnek. "Biz neden teknolojiyi kullana mıyoruz?" neden bu alanda ileride değiliz, neden eğitimi sevdiremedik sorusuna dair bir örnek. Ayrıca acı ama gerçek "yapacak imkanımız var" yapanların az olması bizim de yapmamamızı haklı çıkarmamalı :) Seçim zamanları harcanan trilyonlarla tüm ülkeye uygulamalı ders anlatmaya yetecek kadar malzeme alınır, bilim adamları için onlarca araştırma üssü ve laboratuvar açılabilirdi :)

      Bizim eğitim sistemimizin temelleri yanlış, Asya ülkelerinin matematik sistemi bile bizden çok farklı (örneğin çarpma işlemi). Çocukları daha farklı, hızlı ve pratik düşünmeye teşvik edip "BOŞ" bilgilerle doldurmuyolar beyinlerini. Biz ise hala "atalarımızın mezar taşlarını okuyamıyoruz" kafasındayız...

      Sil

Youtube'de Abone Ol, Yeni Videolardan Haberdar Ol :)

ÜYE OL | Takipte Kal !

Rastgele Yayınlar

Tüm Makale ve Çizimlerin telif hakları Abdullah KARA'ya aittir !. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Yaz Bakalım :)

Ad

E-posta *

Mesaj *

KAYIT OL | Yeni Yayınlardan, Karikatürlerden ve Hediye Çizim Etkinliklerinden Maille Haber Al !

Copyright © 2013 Admin Panpa / Mizah - Metrominimalist - Powered by Blogger - Desiger J.Djogan - Editleyen Özel Çizim - © Telif Hakları